Türk BüroSen Mehmet Salman
Türk Büro-Sen Giresun Şube Başkanı Mehmet Salman, 5. Olağan Genel Kurul sonrası gazetemize özel açıklamalarda bulundu. Salman, hem sendikal mücadelenin yeni dönem hedeflerini hem de kamu kurumlarındaki düzen ve liyakat sorunlarını detaylı biçimde değerlendirdi.
HAKAN KULOĞLU: Sizi tanıyabilir miyiz?
MEHMET SALMAN:
Giresun merkez Boztekke doğumluyum, evli ve iki çocuk babasıyım. Eğitimimi 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümünde tamamladım ve lisans derecemi aldım. Daha sonra Gedik Üniversitesi’nde İş Sağlığı ve Güvenliği alanında yüksek lisans yaparak akademik bilgi birikimimi geliştirdim. Uzun yıllardır kamu çalışanlarının hak ve menfaatlerini savunmak, liyakat ve adalet temelli bir yönetim anlayışını yaygınlaştırmak için çalışmalar yürütüyorum.
HAKAN KULOĞLU: Genel kurulunuz nasıl geçti? Katılım ve atmosfer hakkında bilgi verebilir misiniz?
MEHMET SALMAN:
Genel kurulumuz 8 Kasım 2025 tarihinde Giresun Uygulama Oteli’nde gerçekleştirildi ve yoğun bir katılımla tamamlandı. Milletvekilleri, siyasi parti il başkanları, Ülkü Ocakları ve TÜRKAV temsilcileri ile Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikaların yöneticileri ve üyelerimiz bizlerleydi. Genel kurul, demokratik bir ortamda gerçekleşti; yoklama, açılış konuşmaları, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından yönetim ve denetleme kurulu raporları oy birliğiyle ibra edildi. Katılımcıların yoğun ilgisi ve enerjisi, sendikamızın güç ve birliğini bir kez daha ortaya koydu.
HAKAN KULOĞLU: Konuşmanızda “33 yıllık kutsal emaneti devralıyoruz” dediniz. Bu ifadeyi biraz açar mısınız?
MEHMET SALMAN:
Sendikal mücadele bir bayrak yarışı gibidir ve biz bugün 33 yıllık emeğin, kararlılığın ve sorumluluğun yükünü devralıyoruz. Kurucu Başkanımız Ali Kara Bey ve görev yapmış tüm önceki başkanlarımız, fırtınalı dönemlerde sancağı dimdik taşımış ve sendikamızı bugünlere taşımış kişilerdir. Bu geçmişin değerini bilmek ve korumak, bizim en önemli görevimizdir. Görevi devreden önceki Şube Başkanımız Salih Ömer Kadıoğlu’na da özellikle teşekkür etmek isterim; zorlu süreçlerde gösterdiği liderlik, üyelerimizin hakkını savunmadaki kararlılığı ve sendikamıza kattığı değer her türlü takdiri hak etmektedir.
HAKAN KULOĞLU: Kamu çalışanlarının ekonomik sıkıntılarına da değindiniz. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
MEHMET SALMAN:
Maalesef kamu çalışanlarının alım gücü son dönemde ciddi şekilde eridi. Yüksek enflasyon, maaşlarımızı hızla değer kaybettiriyor. Türk Büro-Sen olarak önceliğimiz, memurun sofrasındaki bereketi korumak ve çalışma şartlarını iyileştirmektir. Bizim mücadelemiz sadece ekonomik taleplerle sınırlı değildir; aynı zamanda adil, liyakat temelli bir kamu yönetimi anlayışını tesis etmektir. Her çalışan, emeğinin karşılığını hak ettiği bir sistemde görev yapmalıdır.
HAKAN KULOĞLU: “Bizim ilkemiz önce ülkemiz” dediniz. Bu anlayış, sendikal stratejinizi nasıl şekillendiriyor?
MEHMET SALMAN:
Bizim mücadelemiz, hukuk çerçevesinde, yakmadan yıkmadan ve değerlerimizi koruyarak yürütülmektedir. Üyelerimiz sadece sayıdan ibaret değildir; onlar kurucu iradenin canlı temsilcileridir. Her kararımızda, ülkemizin ve devletimizin menfaatini önceleyen bir yaklaşım sergiliyoruz. Amacımız, zafere giden her yolu değil, hakkın ve hukukun yolunu takip etmektir.
HAKAN KULOĞLU: Liyakat konusuna özellikle değindiniz. Kurumlardaki mevcut durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
MEHMET SALMAN:
Ne yazık ki bazı kamu kurumlarında liyakat ilkesinin ihmal edildiğine dair ciddi şikâyetler alıyoruz. Liyakat, sadece adil bir yönetim anlayışı için değil, kurumların verimli ve etkili çalışması için de esastır. Görev ve sorumluluklar mevzuatla belirlenir; kişisel geçmiş veya eski unvanlarla kurumsal düzeni bozmaya çalışanlara geçit verilemez. Kamu hizmeti, güç gösterisinin değil, adaletin ve hakkaniyetin alanıdır.
Burada eleştirdiğimiz konu, kurumda amir pozisyonuna gelmiş bazı kişilerin hâlâ sendikacı gibi davranmaya devam etmeleridir. Yönetici makamına oturan birinin artık sendikal refleksleri bir kenara bırakması gerekir. Çünkü amirlik görevi, mutlak tarafsızlık gerektirir.
Bir kurum amiri, çalışanlar arasında ayrım yapamaz; sendikal yakınlık veya kişisel ilişkiler üzerinden tutum belirleyemez. Sendikacı alışkanlıklarıyla hareket etmek hem tarafsızlık ilkesini zedeler hem de kurum içi adalet duygusunu yaralar.
Bu nedenle açıkça söylüyoruz: Amirlik görevine gelen herkes, sendikacılığı geride bırakmalı ve tamamen tarafsız bir yönetim anlayışıyla hareket etmelidir. Kurumsal düzenin sağlanması da ancak bu rol ayrımının net şekilde uygulanmasıyla mümkündür. Biz, tüm kamu kurumlarında liyakat ve ehliyeti savunmaya devam edeceğiz. Çalışanların baskı, mobbing veya otorite istismarına maruz kalmaması için her türlü hukuki ve sendikal girişimde bulunacağız. Amacımız, kamu hizmetinin adil ve saygın bir şekilde yürütülmesini sağlamak ve üyelerimizin haklarını korumaktır.
HAKAN KULOĞLU: Son olarak, yeni dönem için üyelerinize ve kamuoyuna bir mesaj vermek ister misiniz?
MEHMET SALMAN:
Türk Büro-Sen Giresun Şubesi olarak, demokratik, liyakat temelli ve adil bir çalışma ortamı için mücadelemizi sürdüreceğiz. Üyelerimizin haklarını korumak ve kurumlarımızın saygınlığını artırmak en öncelikli görevimizdir. Birlik ve dayanışma içinde, daha güçlü ve etkili bir döneme hep birlikte yürüyeceğimize inanıyoruz.
Türk BüroSen Mehmet Salman
